Bize Ulaşın: 0 258 211 82 83
Yargı Kararları Işığında “Tüketici Hakları” Aramızda, nihai tüketiciye satış yapan üyelerimiz olduğu gibi, aynı zamanda hepimiz birer nihai tüketiciyiz.

Tüketici olarak hepimiz günlük hayatımızda mal satın almakta, kullanmakta, kullanım sırasında malın bozulması, kırılması vb. gibi maddi zararlara uğramaktayız. Ticari alanımız tüketiciye satış ise, bu halde ürünümüzden memnun olmayan müşterilerimiz de olabilecektir. Bu yazıyı, bir tüketici olarak, olumsuz durumla karşılaştığınızda haklarınızın neler olduğunu bilmek ve ne yapmak gerektiği konusunda fikir sahibi olmak isteyeceğiniz düşüncesiyle kaleme almış bulunmaktayız. Anlatımlarımızın mefhum-u muhalifi, müşterilerinizin size karşı haklarının ne olduğu konusunda da aydınlatacaktır elbette. Satın aldığınız ürün ile ilgili şikayetiniz giderilmediğinde, satıcı ile sorunu çözemediğinizde konuyu mahkemeye taşımak durumda kalabilirsiniz. Böyle bir durumda kanundaki düzenlemelerin neler içerdiği ve mahkeme tarafından nasıl karar verildiği, nelere dikkat edildiğinin bilinmesi önemlidir. Aşağıda, “tüketici” ile ilgili bazı ilginç olayları ve bunlarla ilgili yargı kararlarını okuyacak, yargının bu sorunlara nasıl yaklaştığını göreceksiniz; ****Otoparka bırakılan arabada yaşanan zararı, otopark işleticisine yüklemek mümkün mü? Genellikle otopark işletmecileri, otoparka kabul ettikleri araca verdikleri fişlere “araçta meydana gelen hasardan ve araç içindekilerin çalınmasından sorumlu olmadıklarına dair” kayıt düşmektedirler. Davacı bahse konu davada otoparka bıraktığı aracın camının kırıldığını ve araç içinde bulunan bir kısım eşya ve parasının çalındığını iddia ederek işletmeciden tazminat talep etmiştir. Otopark işletmecisi de, hırsızın yakalandığını, zararın kendisinden değil, hırsızdan istenmesi gerektiğini belirtmiş ve ayrıca fiş arkasındaki uyarı yazısını da gerekçe göstererek tazminat isteminin reddini savunmuştur. Mahkemece otopark işletmecisi haklı görülerek dava reddedilmişse de, davacının kararı temyizi sonucu dosyayı inceleyen Yargıtay, otopark işletmecisinin “saklayan” sıfatını taşıdığını, saklatıcının verdiği malı kabul etme ve onu güvenli yerde özenle koruma yükümlülüğünde olduğunu, fiş arkasına yazılan uyarı yazısının O’nu bu kanuni sorumluluklardan kurtarmayacağını, araç sahibinin özel olarak işletilen bir otoparka aracını koyduğunda herhangi bir kaygı duymaması gerektiğini, bunun için ücret ödediğini belirterek, otopark işletmecisine karşı dava açılmasını hukuka uygun bulmuş ve otopark işletmecisinin (kusuru var ise) tazminatla yükümlü olması gerektiğini belirtmiştir. ****Malın bir üst modelinin piyasa sürülmesi, eski modelleri ayıplı hale getiri mi? Dava konusu olayda tüketici, bir üst modeli çıkan cep telefonu için, düşük model sebebiyle malın ayıplı olduğu iddiasında bulunmuştur. Tüketicinin satın aldığı bir malın kısa süre sonra bir üst modelinin piyasa çıkarılması Tüketici Kanunu’na göre teknik anlamda ayıp sayılmamaktadır. Yani cep telefonu alan tüketicinin, 6 ay sonra aldığı telefonun bir üst modelinin çıkmasından dolayı satın aldığı malın ayıplı hale geldiğini söylemesi sözkonusu olmayacaktır ****Tüketicinin satın aldığı malın bir başkasına hediye edilmesinden sonra malın ayıplı çıkmasında hukuki durum nedir? Dava konusu olayda, tüketici tarafından alınan saat, doğum gününde arkadaşına hediye edilmiş ve arkadaşının kullanımı sırasında arızalanmıştır. Satıcı kendisine malı getiren kişinin, alıcı kişi olmadığı gerekçesiyle ayıp iddiasını kabul etmemiştir. Arıza halinde, tüketici yerine arkadaşı; saatin satın alındığı yada üretildiği firmadan ayıbın giderilmesini talep edebilir. Satıcı, bu ayıbın giderilmesi için mutlaka fatura kestiği tüketicinin talepte bulunmasını isteyemez. Kullanıcının talebi ile ayıbı gidermek durumundadır. Ayıbın giderilmemesi durumunda malı kullanan kişi de aynen satın alan gibi davacı olabilecektir. ****Montaj sırasında oluşan ayıplardan kim sorumludur? Tüketici Kanunu’ndaki düzenlemeye göre, kural olarak ayıbın varlığı, malın alıcıya teslimi anındaki duruma göre belirlenmektedir. Lakin malın teslimden sonra montajının da satıcı/üretici tarafından yapılmasının kararlaştırılmış olması durumunda, maldaki ayıptan sorumluluk, montaj anında meydana gelen olayları ve durumları da kapsamaktadır. Yani bu durumda satıcının ayıptan sorumluluğu montaj tamamlanıp, ürün sağlam olarak teslim edilinceye kadar devam etmektedir. Malın montajının tüketici tarafından yapılacağı kararlaştırılmış olduğu hallerde, montajı alıcı yapmış ve fakat yine de yanlış montajdan kaynaklanan bir ayıp meydana gelmiş ise, satıcı sorumlu mudur ? Bu durumda satıcı tarafından sunulan montaj talimatnamesinde yanlış ve eksik bilgiler mevcut ise, montaj bu sebeple kusurlu olacağından, montaj sırasında oluşan ayıptan satıcı sorumlu olacaktır. Aksi halde sorumluluğu olmayacaktır. ****Malın reklamında ve ilanlarında vaat edilen hususlar gerçek değilse (aldatıcı reklam ise) tüketici ne yapmalıdır? Malın reklam ve ilanında vaad edilen hususlardan dolayı satıcı ve üretici, tüketiciye karşı sorumludur. Satıcı, ilan ya da reklamdan haberdar olmadığını söyleyemez. Fakat bazı ilan ve reklamlar abartılıdır. Teşbihte hata olmaz düşüncesiyle; “ dünyanın en çok enerji sağlayan içeceği”, “dünyanın en hızlı arabası”, “ giyildiğinde 1 haftada 10 kilo verdiren korse “ gibi ifadeleri içeren reklamlardaki vaadlerin ardına düşen tüketiciyi yasa korumayacaktır.İlan ve reklamın ciddiye alınması, normal, makul, dürüst ve orta zekada kişilerden beklenmeyecekse o zaman reklam ve ilandaki özelliklerin malda varolmadığından söz edilemeyecek ve bu sebeple tazminat isteminde bulunulamayacaktır. ****Satın aldığı rakı şişesinin içinde sinek bulunmasından dolayı tüketici lehine manevi tazminata hükmedilir mi? Tüketicinin bu sebeple açtığı manevi tazminat davasında Yerel Mahkeme, tüketicinin satın aldığı rakı şişesinde sinek bulunmasını; “içecekte herkes için sağlığa zararlı ve tiksinti uyandırabilecek bir maddenin bulunması” olarak kabul etmiş, rakı şişesinin orijinal bilyeli kapak ile üretim sırasında kapatılması nedeniyle imalat aşamasından sonra şişe içine yabancı bir maddenin girmesinin mümkün olmadığını, rakı sıvısı içine sineğin ancak imalat sırasında düşmüş olacağını belirterek, üreticinin özensiz üretimi sonucunda tüketicinin içki içmekten keyif alamayacağı gerekçesiyle, tüketici lehine manevi tazminata karar vermiştir. ****Müteahhidin, satım sırasında “konutun manzarasının kapanmayacağı” na dair vaad ve taahhüdünün yerine gelmemesi nedeniyle, tazminat sorumluluğu altına girmesi mümkün mü? Mahkeme tarafından verilen kararda, müteahhidin satım sırasında alıcıya satılan evin manzarasının kapanmayacağını taahhüt etmesine karşın, evin manzarasının kapanmasından dolayı alıcıya tazminat ödemesine karar verilmiştir. Tüketici beklentisi-satıcı vaadi ile ilgili pek çok örnek dava dosyası mevcuttur. Tüketici olarak bizlere, mal alımı ve benzeri işlemler yaptığımızda , satıcının yada üreticinin ne tür vaad ve taahhütlerde bulunduğunu kayıt altına almak ve taahhüde uyulmadığında da gerekli hukuki süreçleri başlatmak düşmektedir. DENİZLİ GENÇ İŞADAMLARI DERNEĞİ

Aramıza Katılmak İster Misiniz?   Üye Olun.


DEGİAD’IN VİZYONU;

Serbest piyasa ekonomisi, küçülmüş devlet yapısı, pazarlarda güçlü, teknoloji satan Türkiye, hoşgörü ve toplumsal uzlaşıda, adalet, sosyal güvenlik ve sağlıkta reformlar yapmış bir ülke, gençliğin yönetimde söz hakkını elde edebildiği, şeffaf, akılcı yönetilen, dış politikası güçlü bir Avrupa ülkesi, yerel sorunlarını çözmüş büyük şehir DENİZLİ ve bu ülkeye, bu şehre yaraşır genç işadamları….
İLETİŞİM
Çamlaraltı Mahallesi 6021 Sokak No:61/1 Pamukkale / Denizli

Tel: (258) 211 82 83
Faks: (258) 211 92 82
E-posta : degiad@degiad.org.tr

© 2018 Degiad Tüm Hakları Saklıdır.