Memleketin Sakinleşmesi İçin Sayın Başbakanımızın Sakinleşmesi Gerekiyor
Türkiye ardı arkası kesilmeyen gösterilerle meşgul oluyor. Aşırı güç kullanan polisle halk arasında yaşanan olaylarda, hem vatandaşlar hem de polisler yaralanıyor hatta bu olaylar ne yazık ki istenmeyen can kayıplarına da yol açıyor.

Canı yanan her iki taraf da vatandaşımız-kardeşimiz, her ikisinin kaybı milletin ortak acısı.

Olaylar sebebiyle sadece yaralanma ve ölümle kalınmıyor, yollar, dükkanlar, araçlar zarar görerek, kamu mallarımız heba oluyor.

Cereyan eden olaylar kadar Sayın Başbakanımızın olaylar ve ölümlerle ilgili demeçleri bizi sürekli dünya gündemine taşıyor. Bu durum vatandaş olarak onurumuzu zedelerken, dışarıdan ülkemizin riskli görülmesine sebep oluyor. Ülkemiz bu yüzden son zamanlarda riskli ülkeler arasında, iş dünyası ise tedirgin.

Her açıklamada polisi ve halkı sakinleştirip barıştıracak tek kuvvetin iktidar olduğunu vurguluyor, olaylar karşısında daha yumuşak, daha insancıl yaklaşımlarda bulunması gerektiğini belirtiyoruz.

Ne var ki bugüne dek bu hoşgörülü beyanatla karşılaşamadık. Daha geçtiğimiz günlerde “ölen ölmüştür gitmiştir” sözüyle yine kamu vicdanını derinden yaralanmıştır. Halkın öfkesini ve nefretini beslemek, acılarını önemsizleştirmek, Sayın Başbakanı hiçbir şekilde “iyi” bir neticeye ulaştırmayacaktır.

Polisin göstericiye müdahale görevinin sınırlarını bilememesi, rastgele açılan ateş sonrası bir ibadethane bahçesinde cenazesiyle meşgul yurttaşımızın yaşamını yitirmesini kabullenmek, bunu affetmek, mazur görmek imkan ve insanlık dışıdır. Bunu açıklayacak bir “görev” yoktur. POLİSİMİZİN GÖREVİ SUÇLUYA MÜDAHALEDİR, RASTGELE ATEŞ AÇMAK, MAZLUMA ZARAR VERMEK DEĞİL.

Kolluk kuvvetlerine bu ağır vicdani ve haksız vazifenin yüklenmemesi gerekir. Halka açtığı ateşle, sıktığı sular ve attığı gaz fişekleriyle zarar veren polisin kollanmaması gerekir. Nitekim geç de olsa Soma’da vatandaş tekmeleyen danışmanın görevine son verilmesi buna iyi bir örnektir.

Biz, “hem halk hem polis zarar görmemeli” diyebiliyorken, Sayın Başbakanın sadece polisi savunup, onun mağduriyetini anlatması insaflı ve anlaşılır değildir.

Sayın Başbakan polisin değil, içinde polisi de olan tüm halkın başbakanı olduğunu unutmamalıdır. Abartılı güç kullanımını lanetlemeli, halkı sakinleştirmelidir. Bu Sayın Başbakanımızı daha güçlü, daha sevilir kılacaktır.

Muhalefetin de ölümler sebebiyle iktidarla zıtlaşması, halkın galeyanını artırmaktadır. Muhalefet elbette yönetimi eleştirecektir ama eleştiriler kişiselleştirilmeksizin, düzenlemeler eleştirilmelidir. Acılar, parti liderlerinin birbirlerine söylenmelerinde malzeme edilmemelidir.

Melek SÖZKESEN
DEGİAD YÖN.KRL.BŞK.